İçeriğe geç

Dünyadan Örnekler

Son yirmi yılda, iklim meclisleri – yani rastgele seçilen yurttaşların bir araya gelerek uzmanlardan bilgi aldığı, tartıştığı ve iklim politikaları üzerine öneriler geliştirdiği katılımcı forumlar – dünya genelinde önemli bir demokratik yenilik olarak öne çıkmaya başladı. Kapsayıcılık, istişare ve ortak akla dayalı karar üretme ilkelerine yaslanan bu süreçler, uzman bilgisi, siyasi karar alıcılar ve kamuoyu meşruiyeti arasındaki boşluğu doldurmayı hedefliyor. Avrupa’dan Latin Amerika’ya, farklı ülkelerdeki örnekler bu modelin hem dönüştürücü potansiyelini hem de sınırlılıklarını gösteriyor.

En bilinen deneyimlerden biri Fransa’daki Yurttaş İklim Meclisi (2019–2020) oldu. Sarı Yelekliler protestoları sonrası Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından hayata geçirilen bu süreçte, kura yöntemiyle seçilen 150 yurttaş dokuz ay boyunca uzmanları dinledi, tartıştı ve 149 öneri geliştirdi. Öneriler arasında kısa mesafeli uçuşların sınırlandırılması, enerji verimliliği için bina standartlarının yükseltilmesi gibi iddialı adımlar yer aldı. Her öneri hükümet tarafından hayata geçirilmedi; fakat bu deneyim, sıradan insanların bütünlüklü ve cesur iklim politikaları üretebileceğini gösterdi ve kamuoyunda hükümetin hesap verebilirliği üzerine geniş bir tartışma başlattı.

Birleşik Krallık İklim Meclisi (2020) de dikkat çeken bir başka örnek oldu. Altı parlamento komitesinin çağrısıyla toplanan 108 yurttaş, ülkenin 2050 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşması için farklı yolları tartıştı. Katılımcılar yalıtım yatırımları, yenilenebilir enerjiye geçiş ve beslenme alışkanlıklarında değişim gibi öneriler geliştirdi. Pandemi koşulları nedeniyle toplantılar çevrimiçi yürütülse de, bu deneyim çevrimiçi müzakerenin mümkün olduğunu ve “adil geçiş” ilkesinin yurttaşlar için merkezi önemde olduğunu ortaya koydu.

© ICA – The Irish Citizens’ Assembly (An Tionól Saoránach)

İrlanda Yurttaş Meclisi (2016–2018), başlangıçta anayasal konular için kurulmuşken, daha sonra iklim değişikliği üzerine de çalıştı. Karbon vergisinin artırılması ve toplu taşımaya yatırım yapılması gibi öneriler doğrudan ülkenin iklim yasalarına yansıdı. Bu örnek, yurttaş meclislerinin sadece sosyal meselelerden değil çevresel sorunlardan da çıkış yolu üretebileceğini kanıtladı.

Danimarka’da ise 2020–2021 yıllarında toplanan İklim Meclisi, ülkenin 2030’a kadar %70 emisyon azaltım hedefini nasıl gerçekleştireceğini tartıştı. Katılımcılar yenilikçi teknolojilerin teşviki, davranışsal dönüşümler ve uluslararası sorumluluklar üzerinde durdu. Her ne kadar uygulamada zorluklar sürse de, süreç yurttaşların hedeflere sahip çıktığını gösterdi.

Brüksel Kalıcı Yurttaş Meclisi (Belçika)
Brüksel Bölgesi, 2021’de dünyanın ilk “kalıcı” yurttaş meclislerinden birini hayata geçirerek iklim ve çevre başta olmak üzere kentsel politikaların tasarımında rastgele seçilmiş yurttaşlara kurumsal bir rol verdi. 16 yaş ve üzeri, bölgedeki nüfusu temsil edecek şekilde kura ile belirlenen üyeler, uzman sunumları ve kolaylaştırılmış tartışmalar eşliğinde öneriler geliştiriyor ve bu önerilerin Parlamento tarafından resmi olarak ele alınması zorunlu tutuluyor. Bu sayede Brüksel, katılımcı demokrasiyi iklim eylemiyle birleştiren, sürekliliği olan bir yurttaş kurumu örneği sunuyor.

Tolosa İklim Meclisi (İspanya)
İspanya’nın Bask Bölgesi’ndeki Tolosa kenti, yerel iklim politikalarını yurttaşların söz ve karar hakkını güçlendirerek şekillendirmek amacıyla bir İklim Meclisi kurdu. Rastgele seçilmiş ve kentin farklı toplumsal gruplarını yansıtan katılımcılar, sera gazı emisyonlarının azaltımı, enerji dönüşümü, ulaşım ve atık yönetimi gibi başlıklarda bir araya gelerek somut eylem önerileri geliştiriyor. Belediye, Meclis’in hazırladığı tavsiyeleri stratejik planlara dahil etmeyi ve uygulama süreci hakkında düzenli geri bildirim vermeyi taahhüt ederek, iklim politikası ile katılımcı demokrasi arasında kurumsal bir köprü kuruyor.

Mostar Yurttaş Meclisi ve İklim Gündemi (Bosna-Hersek)
Mostar’da yürütülen yurttaş meclisi süreci, kentin demokratik yeniden inşasıyla birlikte iklim ve çevre konularını da tartışmaya açan dikkat çekici bir yerel deneyim sundu. Farklı etnik ve toplumsal kesimleri içerecek şekilde rastgele seçilen katılımcılar, kentsel planlama, enerji kullanımı, yeşil alanlar ve ulaşım gibi başlıklarda öneriler geliştirdiler. Bu öneriler, belediyenin sürdürülebilir kentsel kalkınma ve iklim uyum politikalarına girdi sağlayarak hem toplumsal barış hem de ekolojik dönüşüm açısından örnek gösterilen bir yurttaş katılımı modeli yarattı.

Bogotá İklim Odaklı Katılımcı Süreçleri (Kolombiya)
Kolombiya’nın başkenti Bogotá, son yıllarda iklim eylemi ve adil dönüşüm başlıklarını yerel demokrasiyle birleştiren katılımcı süreçler tasarlıyor. Kentsel ulaşım, hava kirliliği, yeşil alanlar ve kırılgan mahallelerin iklim risklerine uyumu gibi konularda kurulan yurttaş forumları ve danışma meclisleri, özellikle gençler ve dezavantajlı toplulukların sesini karar süreçlerine taşıyor. Belediye, bu süreçler aracılığıyla geliştirilen önerileri İklim Eylem Planı’na dahil ederek, Latin Amerika’da sosyal adalet ve iklim politikasını birlikte ele alan yenilikçi bir kent örneği oluşturuyor.

Leeds ve Oxford İklim Yurttaş Meclisleri (Birleşik Krallık)
Birleşik Krallık’ta Leeds ve Oxford şehirleri, yerel iklim eylem planlarını güçlendirmek için yurttaş meclisi modellerini kullanan öncü kentler arasında yer alıyor. Rastgele seçilmiş ve kentin sosyo-ekonomik çeşitliliğini yansıtan katılımcılar, konutların enerji verimliliği, toplu taşıma, bisiklet altyapısı, yenilenebilir enerji yatırımları ve adil geçiş gibi başlıklarda detaylı tavsiyeler hazırladılar. Belediyeler, bu tavsiyeleri resmi iklim stratejilerinin temel bileşeni yaparak, yerel ölçekte hesap verebilir ve katılımcı bir iklim yönetişimi için güçlü örnekler sundu.
Leeds City Council iklim sayfası: https://www.leeds.gov.uk/climate

Mannheim ve Heidelberg Bölgesel İklim Diyalogları (Almanya)
Almanya’da Mannheim ve komşu Heidelberg gibi kentler, iklim nötr kent hedeflerine ulaşmak için yurttaş meclisleri, iklim forumları ve katılımcı atölyelerden oluşan karma modeller kullanıyor. Farklı yaş ve toplumsal gruplardan yurttaşlar, enerji kooperatifleri, toplu taşıma, ısı adalarının azaltılması, bisiklet ve yaya öncelikli sokaklar gibi yerel ölçekte uygulanabilir çözümler üzerine birlikte çalışıyor. Bu süreçler, belediyelerin iklim eylem planlarını güçlendirirken, bölgesel düzeyde birbirini besleyen katılımcı iklim yönetişimi ağlarının oluşmasına da katkı sağlıyor.

Vancouver Yurttaş Katılımı ve İklim Eylemi (Kanada)
Kanada’da Vancouver, “yeşil şehir” hedeflerini yurttaş katılım mekanizmalarıyla destekleyen kentlerin başında geliyor. İklim eylem planının hazırlanması ve güncellenmesi aşamalarında, yurttaş panelleri, mahalle toplantıları ve gençlik konseyleri aracılığıyla kentlilerin görüşleri toplanıyor ve tartışılıyor. Karbon nötrlüğü, toplu taşıma, bisiklet altyapısı, enerji verimli binalar ve iklim adaleti gibi temalarda geliştirilen öneriler, belediye politikalarına doğrudan yansıtılıyor. Böylece Vancouver, iklim hedeflerini sadece teknik bir plan değil, toplumsal olarak sahiplenilen bir dönüşüm projesi haline getiriyor.

ABD’de Portland ve New York gibi kentler, iklim eylemi ve adil geçiş hedeflerini yurttaş katılımı ile birleştiren güçlü örnekler sunuyor. Portland’da iklim eylem planlarının hazırlanmasında yurttaş danışma kurulları, topluluk temelli çalışma grupları ve özellikle yerli halklar ile düşük gelirli mahalleleri içeren katılımcı yapılar önemli rol oynuyor. New York’ta ise mahalle ölçeğindeki iklim konseyleri, sel ve sıcak hava dalgaları gibi iklim risklerine karşı dayanıklılık, yeşil altyapı ve enerji dönüşümü konularında yerinden bilgi ve öneri üretiyor. Her iki kent de, iklim politikalarının tasarım ve uygulama aşamalarına doğrudan yurttaş katkısını dahil eden, yerel ve bölgesel düzeyde çoğulcu bir iklim yönetişimi modeli sergiliyor.

Avrupa dışındaki deneyimler de giderek çoğalıyor. Brezilya’nın São Paulo kenti, büyük metropollerde ulaşım ve emisyon sorunlarını yurttaş jürisi aracılığıyla ele aldı. Kanada’nın Britanya Kolumbiyası eyaleti ise yerel düzeyde iklim meclisleri deneyerek yerli halkların perspektifini sürece dahil etti. Bu örnekler, bağlamın – kent eşitsizlikleri, yerli hakları, enerji sistemleri – müzakerelerin içeriğini doğrudan şekillendirdiğini gösteriyor.

© BMK – Karo Pernegger (The Austrian Citizens’ Climate Assembly)

Son olarak İskoçya İklim Meclisi (2020–2021), çocuk ve gençleri yetişkinlerle birlikte sürece dahil ederek yeni bir standart oluşturdu. Kuşaklararası yaklaşım, iklim krizinin özünde gelecek nesillerin yaşamıyla ilgili olduğunu güçlü biçimde hatırlattı.

Tüm bu örnekler üç ortak noktada birleşiyor: zorlu iklim politikalarının meşruiyetini artırmak, yurttaşlara iklim krizi bilincini içselleştirme imkânı sağlamak ve adalet ilkesine dayalı kapsamlı öneriler üretmek. Ancak etkileri, hükümetlerin siyasi iradesi ve önerileri uygulama kararlılığına bağlı. Bu bağ olmadan meclisler sembolik kalma riski taşıyor.

Bu bağlamda iklim meclislerinin yerel politika yapımı bağlamında oldukça önemli olduğunu söylemek gerekmektedir. Zira iklim meclisleri, yerel düzeyde hem karar alma süreçlerini hem de toplumsal farkındalığı dönüştürebilen güçlü katılımcı demokrasi araçlarıdır. Politika üzerinde, bu yapılar belediyelerin iklim eylem planlarını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Rastgele seçilen ve demografik çeşitliliği yansıtan katılımcılar, kolaylaştırıcılar ve teknik uzmanlar eşliğinde yerel sera gazı envanterlerini inceler, ulaşım, enerji, atık yönetimi, yeşil alanlar gibi temalarda çalıştaylar yürütür. Örneğin Oxford Citizens’ Assembly on Climate Change, 2040 yerine 2030’da karbon nötr olma hedefinin benimsenmesini sağladı. Byron Shire Community Solutions Panel ise 2025’e kadar %100 yenilenebilir enerji hedefini yerel planlara dahil ettirdi.

Kurumlar üzerinde, iklim meclisleri yerel yönetimlerin işleyiş biçiminde kalıcı değişiklikler yaratır. Kingston (Kanada)’da meclis sürecinin ardından belediye, “Climate Leadership Division” adında yeni bir birim kurdu. Edinburgh’da ise belediye departmanları arasında iklim odaklı koordinasyon mekanizmaları oluşturuldu. Bu tür yapılar, şeffaflığı artırırken veri paylaşımı ve ortak bütçe planlaması gibi işbirliği pratiklerini güçlendirir.

Kamuoyu üzerinde, iklim krizinin soyut bir küresel tehdit olmaktan çıkarılıp gündelik yaşamla ilişkilendirilmesi sağlanır. Melbourne’de yurttaş panelinin önerileri kamuya açık şekilde tartışıldığı için, yerel medyada bisiklet yolları, enerji verimliliği ve yeşil çatılar gibi konular haftalarca gündemde kaldı. Paris’te, meclis sürecini takip eden geniş kamuoyu tartışmaları, belediyenin binalarda enerji tüketimini azaltma programına destek oranını yükseltti.

© KNOCA

Katılımcılar üzerinde ise süreç hem bilgi hem de özgüven kazandırır. Gdańsk (Polonya)’daki iklim paneli üyeleri, sel ve aşırı yağış riskini azaltmaya yönelik önerilerinin belediye tarafından hayata geçirildiğini gördüklerinde, sonraki kentsel planlama toplantılarına gönüllü olarak katılmaya devam ettiler. Byron Shire katılımcılarının çoğu, panel sonrası yerel çevre girişimlerine aktif üye oldu.

Böylece yerel iklim meclisleri, yalnızca teknik çözüm önerileri üretmekle kalmaz; kurumların kapasitesini, kamuoyunun ilgisini ve yurttaşların demokratik katılım isteğini aynı anda güçlendirir. Türkiye’de 2025 yılında ilk kez İzmir ili özelinde bir iklim için yurttaş meclisi kurulmuştur.